Everest Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Everest Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2014 Salı

Kitap İncelemesi #23 (Beyoğlu'nun En Güzel Abisi)

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
Ahmet Ümit

  Everest Yayınları
 #Çok Satanlar
 412 Sayfa - Ciltsiz

   ★ ★ ☆ ☆ 

'' Aşk, yaşamı; cinayet, ölümü sıradanlıktan kurtarır. ''

KAPAK:

 Everest Yayınları tarafından basılan kitabın kapağında, yıkılmayı bekleyen binaların, kapıları sökülmüş, çerçeveleri çıkarılmış, duvarları çökmüş, çatıları uçmuş evlerin arasında yürüyen Beyoğlu'nun En Güzel Abisi resmedilmiş.




YAZAR HAKKINDA:

 Türkiye'de polisiye roman denilince akla gelen ilk isim Ahmet Ümit, yıllar önce yarattığı Komiser Nevzat karakterini bu kez romanına konu etmekle kalmayıp, aynı zamanda Beyoğlu'nun arka planında yaşanan hayata da bizi ortak ediyor.
 Kentsel dönüşümden, Ermeni ve Rum vatandaşların yaşadığı sorunlara kadar birçok konuyu eserinde barındıran yazar, geçtiğimiz yaz yaşanan Gezi Parkı olaylarına da romanında değinmeden edemiyor.




KONUSU:


 Yılbaşı gecesi herkes eğlenirken Komiser Nevzat, işlenen cinayeti aydınlatmak adına Tarlabaşında'ydı. 
 Burada yıllar öncesinde görev yapmış olmasının verdiği rahatlık hissi, ne yazık ki bu soğuk İstanbul gecesinde yanında değildi.
 Taksim Meydanı'ndan yükselen eğlence sesleri eşliğinde Komiser Nevzat ve ekibi bu şüpheli cinayetin ipuçlarını topluyordu.
 Diğer herkes gibi o da bu gecenin tadını çıkarabilmeyi isterdi elbette ancak belki de böylesi daha iyiydi. Nede olsa evde onu bekleyen kimse yoktu. 



KİTAP HAKKINDA:

 Beyoğlu'nun arka sokaklarında sizi gezintiye çıkaran bu kitap, aşkı, ihaneti ve cinayeti anlatmakla kalmayıp, yıkık dökük binaların ortasında yaşayan sefil insanları, çıkar uğruna harcanan nice hayatı, geçmişin hâlâ kanayan ve zamanla kabuk bağlamış acılarını, silahların konuştuğu sokakları ve paranın hüküm sürdüğü dünyayı gözler önüne seriyor.

SONSÖZ:

 Ahmet Ümit'in eleştiri niteliğindeki bu kitabını okuyabilirsiniz.


 

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Kitap İncelemesi #22 (Bin Muhteşem Güneş)


 Bin Muhteşem Güneş
  Khaled Hosseini

   Everest Yayınları
Çeviren: Püren Özgören
Özgün Adı: A Thousand Splendid Suns
#Uçurtma Avcısı'nın Yazarından
426 Sayfa - Ciltsiz

  ★    

'' Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin,
 Ne de duvarların gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi. ''

KAPAK:

 Everest Yayınları tarafından yayımlanan kitabın kapağında savaşın getirisi olan onca vahşete, ölüme, acıya, elindeki taş parçasıyla karşı koymaya çalışan, teni kavurucu sıcaktan hasar görmüş bir Afgan çocuğu bulunmakta. 
 Her ne kadar karakterlerle bağdaşmıyor olsa da, Utku Lomlu'ya ait olan tasarımın kitabın ana temasına uygun olduğunu düşünüyorum.

YAZAR HAKKINDA:

 İlk romanı Uçurtma Avcısı ile birçok insanın yüreğine taht kuran Afgan asıllı Hosseini, doğup büyüdüğü topraklarda yaşanan olayları her iki eserinde de anlatırken aynı zamanda şu anda yaşıyor olduğu Amerika'nın ruhunu da kitaplarında bulundurmaktadır.
 İkinci kitabı Bin Muhteşem Güneş'i Afganistan'ın değer görememiş kadınlarına adayan yazar, akıcı dili ve sürükleyici yazım tarzı sayesinde, her koşulda zulüme katlanmak zorunda olan kadınların sorunlarına bizi ortak ediyor. 

Uçurtma Avcısı Yazımı Okumak İçin Tıklayın

KONUSU:

 Meryem, yasak aşkın meyvesi olarak dünyaya gelmiş ve bu damgayı ömrü boyunca taşıyacak olan masum bir çocuktu. 
 Babası her perşembe onu ziyarete geldiğinde içi tarif edilemez bir mutlulukla dolar, gideceği vakit yüreğini hüzün kaplardı.
 Günlerin geçmesini sabırsızlıkla bekler, hemencecik perşembe oluversin isterdi.
 Babası ne zaman birazcık geç kalsa, bir daha hiç gelmeyecek diye ödü kopardı. 
 Annesinin tüm kötü sözlerine rağmen, Meryem Celil'le karşı içinde derin bir sevgi besliyordu. 
 Nana, Meryem'e her seferinde babasının ondan utandığını, sadece gözünü boyayıp susturmak için onunla ilgilendiğini, asla onun gerçek çocukları kadar değerli olamayacağını hatırlatıp duruyordu. Meryem ise annesinin sözlerine ihtimal vermeyip, Celil'in onu gerçekten sevdiğine ve bir gün onu mutlaka kardeşleriyle tanıştıracağına inanmak istiyordu.
 Ve o gün gelip çattığında Meryem çoktan kararını vermişti. Gidip babasının yaşadığı evi görecek, kardeşleriyle oyun oynayacak, annesinin söylediklerinin gerçek olmadığını kendine kanıtlayacaktı. Ve işte yine o günden yıllar sonra bile, Meryem Celil'in evine gitmemiş olsaydı hayatının nasıl şekil alacağını düşünmekten kendini alıkoyamayacaktı.

 Leyla, yaşıtlarının aksine okulda oldukça başarılıydı. Bütün bu zeka gösterileri öğretmen bir babanın kızı olmanın getirisi olsa gerekti. Arkadaşları bile Leyla'nın ileride iyi bir yerlerde olacağına hemfikirlerdi. Ancak savaşın eşlik ettiği hayat onların beklediği gibi gelişmeyecekti.

 Kader birbirinden oldukça farklı bu iki kadının yollarını talihsiz bir noktada birleştirecek ve onları birçok şeyle sınayacaktı.



KİTAP HAKKINDA:

 Bin Muhteşem Güneş, size genç kızların, kadınların, annelerin nasıl kimselerce, göz göre göre değersizleştirildiğini ve yine kimileri tarafından, nasıl itaat etmek üzerine, yaşamlarını sürdürmeleri gerektiğine inandırıldıklarını anlatacak. 
 Erkek egemen bir toplumun ne denli acımasız, şartların erkek ve kadınlar için ne kadar farklı olabileceğini gösterirken, size tüm bunlara göz yummak zorunda bırakılan kadınların hikayelerini sunacak.
 Bu kitap, başınıza ağrılar girmesine, sinirlerinizin gerilmesine ve göz yaşlarınızın akıp gitmesine sebep olurken her şeye rağmen elinizden bırakmanıza engel olacak.

'' Bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur. '' 

SONSÖZ:

 Bin Muhteşem Güneş'i geri kalmış ya da kalmaya mecbur bırakılan toplumların kanayan yaralarına ortak olmak isteyen herkese öneririm. Yazarın çok daha popüler olan kitabı Uçurtma Avcısı'nı henüz okumamış olsanız bile Bin Muhteşem Güneş'i kesinlikle en kısa zamanda okumalısınız.


 

1 Nisan 2014 Salı

Kitap İncelemesi #4 ( Uçurtma Avcısı )



    Uçurtma Avcısı 
  Khaled Hosseini 
            Everest Yayınları 
      Çeviren : Püren Özgören 
  Özgün Adı : The Kite Runner 
              #Bestseller  
        375 Sayfa - Ciltsiz

           ★ ★ ★ ☆ ☆


 Okumak için biraz geç kaldığımın farkındayım ama ne demişler geç olsun güç olmasın.




 KAPAK : 

 Uçurtma Avcısı'nin kapağı sizi ilk görüşte kendisine bağlayacak. Konuyla bağdaşlaşan gökyüzü teması ve içinizi ısıtacak rengarenk uçurtmalar sayesinde kitaplığınızda özel bir yer kaplayacak. Ön kapakta bulunan ve birbirine sarılmış halde duran küçük çocuklara baktığınızda hangisinin Emir hangisinin Hasan olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil. Uluslararası çok satanlar listesine girmiş ve birçok ödül kazanmış bu kitap ayrıca ünlü ingiliz yazar Joanna Trollope tarafından yapılmış kısa yorumu da ön kapakta bulunduruyor.




 YAZAR HAKKINDA : 


 Afgan yazar Khaled Hosseini (Halit Hüseyni) 'nin ilk romanı olan Uçurtma Avcısı birçok ülkede 8 milyonu aşkın insan tarafından beğeniyle okunmuştur. Kendisinin de tanık olduğu olayları hayal süzgecinden geçirerek bize akıcı bir dille anlatan yazar, bu romanıyla büyük bir başarı yakalamıştır. Aynı zamanda doktorluk mesleğini devam ettiren Khaled Hosseini'nin Uçurtma Avcısı'ndan sonra yayımladığı Bin Muhteşem Güneş ve Ve Dağlar Yakındı da aynı ustalıktadır. 





  KONUSU : 

 Emir(12) ve Hasan(11) Afganistan'ın sakin dönemlerinde doğan, farklı hayat tarzlarına ve etnik kökenlere sahip olan çocuklardı. Kabilce hatrı sayılır Peştun bir aileye mensup olan Emir'in aksine, Hasan bu aileye yardım etmekle yükümlü olan Hazara Ali'nin oğluydu. Tıpkı Baba ve Ali gibi, Emir ve Hasan da birlikte büyümüş hatta aynı memeden süt emmişlerdi ancak bu aralarındaki uçurumun kapanmasına yardımcı olmamıştı. Üstelik sakin günlerin yerini kısa süre içinde savaşlar, işgaller,  ölümler ve açlık alacaktı.

 Emir, çevresindeki birçok çocuğun aksine okumayı seven ve kavgadan uzak durmayı tercih eden bir çocuktu. Annesini doğarken kaybeden Emir için Baba'nın dikkatini çekmek ayrı bir önem taşımaktaydı. Ancak bu hiç de kolay değildi. Baba'nın beklediği üzere kendini akranlarının saldırılarından yüreklice koruyamıyor, futbol ile ise hiç ilgilenmiyordu. Bütün bunların yanısıra geriye tek bir seçenek kalıyordu: uçurtma yarışını kazanmak. Bunun için elbette Vezir Ekber Han'ın bir numaralı uçurtma avcısı olan Hasan'a ihtiyaç duyacak ve belki de ömrü boyunca ödeyemeyeceği bir borcun altına girecekti.

 Hasan cesur, sadık ve güvenilir bir çocuktu. Emir'i nice dövüşlerden korumuş, onun sözünden dışarı çıkmamıştı. Gerek babasının sağlık sorunları gerekse Hazara olması nedeniyle birçok kez alay konusu olmuş, bütün bunlara kulak asmayıp sakinliğini korumuş, yeri geldiğinde ise sapanıyla düşmanlarının canına okumayı başarmıştı. Hasan ile Emir arasındaki bağ öyle kuvvetliydi ki Hasan hiç düşünmeden onun için canını verebilirdi. Nitekim o kış sonu yapılan uçurtma yarışında da bunu Emir'e ispat edecekti.






KİTAP HAKKINDA : 

 Bu kitap dostluğun, kardeşliğin, yalanların, ihanetin, sadakatin, cesaretin, korkunun, acının ve açlığın tam ortasında.
 Pişmanlık canınızı acıtabilir, yanlış kararlar vermenizi sağlayabilir hatta uykularınızı kaçırabilir ve son bir şans elde etmişseniz bunu değerlendirmeniz gerekebilir.

 Uçurtma yarışı ile başlayan kitap yine bir uçurtma yarışıyla son buluyor. Olayları çoğu zaman önceden tahmin edebilsek de bunun bir önemi yok çünkü yazar olaylardan çok hissedilen duygular üzerinde durmakta. Kitaptaki kimi olayların ilerleyen bölümlerde farklı şekilde yeniden gündeme gelmesi etkileyiciydi. Uçurtma Avcısı'nın satır aralarına saklanmış bazı sözler, anlamlar, olaylar ve duygular sizi gerçekten etkileyecek. Bu kitap size en büyük günahın hırsızlık olduğunu öğretecek ve tabi bir de yeniden iyi biri olmanın mümkün olduğunu.



  SON SÖZ :  
 
 Eğer size benim gibi daha önce bu kitabı okumaya fırsat bulamadıysanız okumanızı tavsiye ederim. Bunun yanısıra okuduysanız hayalinizdeki karakterleri beyaz perdede görmek için Uçurtma Avcısı filmini izleyebilir ya Chris Cleave'in benzer konuları ele aldığı Küçük Arı adlı romanını okuyabilirsiniz.


                       





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...