19 Haziran 2017 Pazartesi

İntihar Dükkanı - Jean Teule | Kitap incelemesi *106

İntihar Dükkanı
Jean Teule

Sel Yayıncılık
Çeviren: İsmail Yerguz
Özgün Adı: Le Magasin des Suicides
141 Sayfa - Ciltsiz

★ ★ ★ ★ 

KAPAK:

 Sel Yayınları'ndan çıkan kitabın kapağında karamsar havasıyla İntihar Dükkanı yer almakta.



YAZAR HAKKINDA:

 Fransız yazar Jean Teule bugüne kadar birçok kitap kaleme almış olsa da ilginçtir ki, tahminimce gerek konusunun farklılığı gerekse animasyon filme uyarlanması sebebiyle daha dikkat çekici olacağı düşünülerek ülkemizde yalnızca İntihar Dükkanı yayımlanmıştır. Kendine has mizah anlayışı ve çok yönlü bir bakış açısı olduğu ortaya koyduğu eserden anlaşılan yazarın daha fazla kitabını okumak elbette isterdim.


KONUSU:


 Hayatta başarısız mı oldunuz? İşler yolunda gitmiyor mu? Aksilikler yakanızı bırakmıyor mu? Bu durum sizi bunaltıyor mu? O halde İntihar Dükkanı'na gelin ve size uygun aleti seçin. Eminiz ki bu sefer ölümü başaracaksınız. Üstelik oldukça uygun fiyatlara...
 Hiç intiharı düşündünüz mü? Hayattın yükünü daha fazla kaldıramayacağınızı anlayıp ebedi sonsuzluğa doğru yürümeyi... Peki bu iş için neyi tercih ederdiniz? El örgüsü sağlam bir ip, tek atışlık bir siyah ya da teninize temas eder etmez sizi öteki dünyaya götürecek olan bir zehir... Bütün bunları fazla mı klişe buldunuz? Haklısınız. Belki de bir bilenden mesela Mishima'dan bu konuda yardım alabilirsiniz. Çünkü olur da bir gün İntihar Dükkanı'na uğrarsanız onca seçeneğin arasında o karamsarlıkta karar vermekte zorlanırsınız. 

KİTAP HAKKINDA:

 Hepimizin hayatında çeşitli zorluklar vardır. Kimimiz bunların üstüne gitmeyi tercih eder, kimimiz ise her şeyi zamana bırakıp tüm olumsuzlukların tıpkı bir nehir gibi üzerimizden akıp geçmesini bekleriz. Hayattan umudunu kesenler ve intiharı göze alanlar da yok değil tabi.
 Kendini öldürmenin oldukça sıradan bir durum haline geldiği, insanların karamsarlığa kapıldığı ya da başı sıkıştığı anda İntihar Dükkanı'nın kapısını çaldığı bu kitapta Jean Teule'ün ters psikolojiyle çok keyifli bir eser ortaya çıkardığını düşünmekteyim. 

SONSÖZ:

 İlginç hikayelerden hoşlanıyorsanız İntihar Dükkanı tam size göre.


Filmin Fragmanını İzlemek İçin Tıklayın





Tüm Hakları Saklıdır.

28 Şubat 2017 Salı

Kula - Menis Kumandareas | Kitap İncelemesi *105

Kula
Menis Kumandareas

Yapı Kredi Yayınları

Çeviren: Berin Myisli
Özgün Adı: I Kyria Kula
46 Sayfa - Ciltsiz

★ ★ ★ ★ 



KAPAK:

 Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan kitabın kapağında, tren demirine tutunup karşısındaki genç adamı gizlice süzen Kula bulunmakta.


YAZAR HAKKINDA:

  Çağdaş Yunan Edebiyatı'nın önemli yazarlarından biri olan Menis Kumandareas'ın eserleri çeşitli ödüllere layık görülürken, bazıları Yunan televizyonu için filme alınmakla kalmayıp bu alanda da büyük başarılar elde etti. 2014 yılında hayata gözlerini yuman Kumandareas, ayrıca birçok usta yazarın kitaplarını da yaptığı 
çevirilerle Yunancaya kazandırmıştır.

KONUSU:

 Yaşları, amaçları, kaygıları hatta durakları bile birbirinden farklı olan orta yaşlı kadınla henüz yirmilerindeki genç, her akşam Atina'nın kalabalık, bir o kadar da ağır ilerleyen treninde karşılaşırlar. Birbirlerini uzun süredir görmelerine rağmen konuşmakta çekingenlik gösteren her iki tarafın da bu tatlı tesadüfe ayak uydurup ilk kelimeleri söyleyecek cesareti bulmaları aylarını alır. Başlarda sohbetleri havanın durumundan, trenin yavaşlığından, gündelik konulardan öteye gidemese de sonraları aralarındaki samimiyet ilerleyecek, naif fakat ulaşılmaz bir aşka dönüşecektir.



KİTAP HAKKINDA:

 Bazen siz doğru kitabı değil, doğru kitap sizi seçer. Kula, karşıma öyle bir zamanda çıktı ki ilaç gibi geldi, kelimeleri büyüledi. Birçok cümlede durup düşünmemi, gülümsememi, iç çekmemi sağladı. Hayatta güzel tesadüflerin varlığını bir kez daha hatırlattı. Bu yüzden de benim için kıymetli kitapların arasında kendine yer aldı.

SONSÖZ:

 Kahveniz soğumadan bitirebileceğiniz tatlı bir hikaye okumak istiyorsanız Kula'ya mutlaka göz atmalısınız.




Tüm Hakları Saklıdır.

2 Şubat 2017 Perşembe

Talihsiz Serüvenler Dizisi (Kötü Günler Başlarken) - Lemony Snicket | Kitap İncelemesi *104

Talihsiz Serüvenler Dizisi
(Kötü Günler Başlarken)
Lemony Snicket

Doğan Egmont
Çeviren: Nusrettin Elhüseyyni
Özgün Adı: The Bad Beginning
162 Sayfa - Ciltsiz

★ ★ ★ ★ 

KAPAK:

 Doğan Egmont tarafından yayımlanan kitabın kapağında Baudelaire kardeşler ve Kont Olaf bulunmakta.





YAZAR HAKKINDA:

 Daniel Handler, Lemony Snicket mahlasını kullanarak yazdığı 13 kitaplık Talihsiz Serüvenler Dizisi sayesinde adını tüm dünyaya duyurmayı başarırken, Jim Carrey, Meryl Streep, Jude Law gibi usta oyuncuların yer aldığı sinema filmi de gişede rekor kırdı.
 Bunun yanı sıra kitaplar bu yıl televizyon dizisine uyarlanarak daha fazla izleyiciye ulaştı.

KONUSU:



 Size mutlu sonla biten bir hikaye anlatacağımı sanmayın. Eğer niyetiniz yüzünüzü gülümsetecek, sizi biraz olsun neşelendirecek ve iyi vakit geçirmenizi sağlayacak bir kitap okumaksa, elinizdekini derhal bırakın zira bu kitapta mutlu hiç kimse yok. Sizi baştan uyarıyorum çünkü Baudelaire kardeşlerin başına gelenlerden haberdar olmak isteyeceğinizi hiç sanmıyorum. Küle dönüşen bir ev, mirasa konmayı planlayan çılgın bir adam, ne yapacaklarını bilemez haldeki 3 öksüz çocuk... Bunlar ilginizi çekiyor mu sahiden? O halde lütfen alınmayın ancak siz de pek normal sayılmazsınız.
 Az sonra okuyacağınız hikaye (tabi eğer okumakta ısrar ederseniz) anne babalarını yangında kaybetmiş, şimdinin ve geleceğin mucidi Violet, aklını kitaplar ve bilgilerle bozmuş Klaus ve bulduğu her şeyi kemirmeyi kendine görev edinmiş Sunny Baudelaire'in trajikomik yaşamını ele alıyor. Daha önce Kont Olaf ismini duymadıysanız çok şanslısınız fakat üzülerek belirtiyorum ki bu kitapta kendisiyle de tanışacaksınız.


KİTAP HAKKINDA:

 Yıllar önce Jim Carrey'nin başrolünde yer aldığı aynı isimli filmi izlediğimde çok beğenmiş ve sonrasında defalarca izlemiştim. (Sanırım birkaç yüz defa daha izleyeceğim.)
 Serinin kitaplarını ise ne zamandır okumak istiyordum. Dizisinin başlamasıyla benim kitabı satın almamın aynı tarihlerde gerçekleşmesi ise tamamen tesadüf.
 Kötü Günler Başlarken'i ne kadar sevdiğimden bahsetmeme gerek yok. Kitaptaki karakterleri bu kadar içselleştirmemiş olsaydım da eminim çok beğenirdim çünkü yazarın dili kesinlikle muhteşem. Bana kalırsa Talihsiz Serüvenler Dizisi bir çocuğun okuyup okuyabileceği en güzel serilerden biri. Bu yüzden ruhu çocuk olanların da kitabı okuması gerektiğine inanıyorum.

SONSÖZ:

 Baudelaire kardeşlerle henüz tanışmadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz demektir.


Filmin Fragmanını İzlemek İçin Tıklayın



Dizinin Fragmanını İzlemek İçin Tıklayın



Tüm Hakları Saklıdır.

22 Ocak 2017 Pazar

Bilinmeyen Adanın Öyküsü - Jose Saramago | Kitap İncelemesi *103

Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Jose Saramago

Kırmızı Kedi Yayınları
Çeviren: Emrah İmre
Özgün Adı: O Conto da Ilha Desconhecida
58 Sayfa - Ciltsiz

★ ★ ★ ☆ 


KAPAK:

 Kırmızı Kedi Yayınları'ndan çıkan kitabın kapağında, kitabın içinde de yer alan Birol Bayram'ın desenlerinden biri bulunmakta.

YAZAR HAKKINDA:

 1998 Nobel Edebiyat Ödüllü'nün sahibi olan Portekiz asıllı yazar Jose Saramago, yarattığı kurgular sebebiyle birçok ülkede satış rekorları kitaplara imza atmış olsa da din hakkındaki görüşleri sebebiyle tepki görmüş hatta eserleri Portekiz Hükümeti tarafından sansürlenince çareyi Kanarya Adaları'na taşınmakta bulmuş ve yaşamını orada devam ettirmiştir.
 Ülkemizde de çok beğenilen, aynı zamanda kendine has düz yazı tekniği sebebiyle anlam karmaşasına sebep olduğu gerekçesinden ötürü biraz ön yargıyla yaklaşılan eserleri Kırmızı Kedi Yayınları tarafından okurlarla buluşturulmuştur.



KONUSU:

 Bir gün bir adam, armağan kapısıyla ilgilenmekten dilek kapısına vakit ayıramayan bencil Kral'dan bir istekte bulunur. O kapısını çaldı diye Kral'ın yerinden kalkacak hali yok ya üstten aşağıya emri iletilir. Bu emir zincirdeki son halka temizlikçi kadınınsa kapıyı aralamaktan başka çaresi kalmaz. 
 Kadın kapıyı açar açmasına ancak adam Kral'la görüşmek istediğini söyler. Daha önce böyle bir istekle karşılaşmamış olan kadın ise adamın cesaretine hayranlık duyar. Kral'a bu isteği iletmek de, kabul etmesini beklemek de öyle kolay olmaz. Adam 3 gün 3 gece sıcak soğuk yağmur çamur demeden kapının önünden ayrılmaz bunun üzerine Kral da kendi çıkarlarını göz önünde bulundurarak ne istediğini ve niyetini sorar.
 Bir tekne istemektedir adam. Bilinmeyen adayı bulmak için sağlam bir tekne... Bilinmeyen ada da neresi? der hayretle Kral. Adamın yanıtı ise gecikmez. Biliyor olsaydım ismi bilinmeyen ada olmazdı. 

KİTAP HAKKINDA:

 Bilinmeyen adaın, aşkın öyküsü...
Jose Saramago'dan daha önce Körlük kitabını okumuş ve çok sevmiş biri olarak Bilinmeyen Adanın Öyküsü'ne de beklentilerle başladığımı itiraf etmeliyim ancak beklentilerim kitabın distopik özelliğinin daha yoğun olduğu yönündeydi ve içinde aşk bulmak beni hem şaşırttı hem de sevindirdi. Kitapla ilgili tek sevmediğim şey ise çok ama çok kısa oluşuydu. Bitirdiğimde keşke daha uzun bir öykü olsaydı da Saramago'nun kurgusunu daha fazla okuyabilseydik dedim.

SONSÖZ:

 Bilinmeyen Adanın Öyküsü, Jose Saramago okumaya başlamak için güzel bir tercih olabilir.


Tüm Hakları Saklıdır.

4 Aralık 2016 Pazar

Scarlet - Marissa Meyer | Kitap İncelemesi *102

Scarlet
Marissa Meyer 

Artemis Yayınları
Çeviren: Deniz Arı
Özgün Adı: The Lunar Chronicles #2 / Scarlet
#Çok Satanlar
484 Sayfa - Ciltsiz

★ ★  ☆ 

KAPAK:

 Artemis Yayınları tarafından yayımlanan kitabın kapağında kırmızı peleriniyle salınan Scarlet bulunmakta.



YAZAR HAKKINDA:

 Ay Günlükleri Serisi (The Lunar Chronicles) ile hem Türkiye'de hem de dünyada adından sıkça söz ettiren ve çok satanlar arasındaki yerini uzun süre koruyan Marissa Meyer'in ilk romanı Cinder birçok okur tarafından çok beğenildi. Bunun yanı sıra serinin devam kitabı ülkemizde merakla beklendi.


KONUSU:

 Scarlet'ın çok sevdiği büyükannesi bilinmeyen kimselerce kaçırılmış, bunun üzerine genç kız onu bulmak için işe koyulmuştur. Bir yandan Cinder hapishaneden kaçmaya çalışırken bu süreçte kırmızı başlıklı kızımız ise ona yardım eden Wolf hakkındaki gerçekleri öğrenecek, ve büyükannesiyle dünyayı birbirine katan Ay'lı Sayborg arasındaki bağlantıyı çözecektir.

KİTAP HAKKINDA:

 Scarlet heyecanı ve ritmi bir an olsun azalmayan bir kitap olmasına karşın ben evreni çok sevemediğim için kitaptan da çok keyif aldığımı söyleyemeyeceğim ne yazık ki.

SONSÖZ:

 Seriye devam edip etmemek konusunda kararsızım.


Tüm Hakları Saklıdır.

29 Kasım 2016 Salı

Genç Bir Doktorun Anıları - Mihail Bulgakov | Kitap İncelemesi *101

Genç Bir Doktorun Anıları
Mihail Bulgakov

İş Kültür Yayınları
Çeviren: Tuğba Bolat
Özgün Adı: Zapiski Yunogo Vraça
157 Sayfa - Ciltsiz

★ ★ ★ ★ 

Leopold Leopoldovich'e...

KAPAK:

 İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan kitabın kapağında Moskova'nın dondurucu soğuğunda ne yapacağını bilemez halde yürüyen genç doktorumuz bulunmakta.


(Dizi Afişi)

YAZAR HAKKINDA:

 Asıl mesleği hekimlik olan Mihail Afanasyeviç Bulgakov, önceleri gazeteciliğe el atsa da 1925'te yayımladığı Beyaz Muhafız ile yazarlıkta karar kıldı. Yine 1925'te yazdığı en önemli eserlerinden biri olan Köpek Kalbi'nin yayımlanması fiilen yasaklanırken 1930'a doğru tüm yazılarına aynı yasak getirildi. Bunun üzerine ülkeden göç etmek isteyen Bulgakov'un isteği Stalin tarafından geri çevrildi. Köpek Kalbi, 1940'da böbrek yetmezliğinden Moskova'da yaşamını yitiren yazarın ölümden neredeyse 50 yıl sonra ancak 1987'de Sosyetler Birliği'nde yayımlanabildi. Yarı otobiyografik bir roman olan ve kendi yaşamından da kesitler içeren Genç Bir Doktorun Anıları ise okurları tarafından çok beğenilmesinin yanı sıra PlayHouse tarafından diziye bile uyarlandı.

KONUSU:

"Uzaklarda bir yerlerde hayat fırtınalı bir şekilde, hızla devam ediyor; fakat benimse yalnızca pencereme vuran, tıkırdatan ve sonra da hiç fark ettirmeden sessiz kar tanelerine dönüşen yağmur damlalarım vardı."

 Tıp Fakültesi'nden en iyi dereceyle mezun olduktan sonra Moskova'nın kuş uçmaz kervan geçmez bir köyünde çalışmak üzere görevlendirilen genç doktor Bomgard, 24 saatlik yolculuğun ardından soğuk bir akşamda hastaneye adımını attığında, aklında cevaplanması gereken onlarca soru vardı. Boğulmuş fıtığı nasıl tedavi edecekti? Ters doğumda neler yapılmalıydı? Frengiye ne iyi gelirdi? Ve her şeyden önemlisi böyle hastalarla karşılaştığında ne yapacaktı?
 Yaşı itibariyle hastane çalışanlarının başta çok ciddiye almadığı, hastaların ise bilgisine hiç mi hiç güvenmediği doktorun bilge hekim Leopold Leopoldovich'in yerine atanması şanssızlıktı ancak buna karşın tüm derslerden tam not almış doktorun pes etmeye niyeti yoktu. Geceleri durmadan tıp kitapları karıştırıyor, tam uykuya daldığı sırada şiddetle çalan kapı yüzünden uyanıyor ve kendini hastanede buluyordu. 

 Bomgard'ın hastaların sayısı gün geçtikçe artıyor buna bağlı olarak tecrübesiz doktor kimi zaman sakallarını tıraş edecek vakti bile bulamıyordu. Bir süre sonra da bu beyhude uğraştan vazgeçip daha seyrek yıkanmaya başlamıştı. Devrimin patlak verdiği aynı tarihlerde Moskova'dan uzak bir köyde işte böyle trajikomik bir yaşam sürüyordu.



KİTAP HAKKINDA:

 Bulgakov'u, bir köpeğin çeşitli operasyonlar sonucunda insana dönüşme sürecini anlattığı hiciv türündeki kitabı Köpek Kalbi sayesinde tanımıştım ki kitap 2015'te okuduğum en iyi 15 kitap arasına girmeyi de başarmıştı. Geçtiğimiz aylarda ise A Young Doctor's Notebook adlı mini diziye denk gelmiş ve hikayenin Bulgakov'un bu eşsiz eserine dayandığını öğrenince izlemek istemiştim. Başrollerinde John Hamm ve Daniel Radcliff'in oynadığı diziye kelimenin tam anlamıyla bayıldım. Oyunculuğun dışında Bulgakov'un mizahi dilini yansıtma biçimlerini ve dönemine uygun olarak seçilen müzikleri çok başarılı buldum. Diziyi bu kadar beğenince kitabı okumak da şart oldu haliyle ve ilk siparişimde sepete ekledim.
 Kitabın adı her ne kadar Genç Bir Doktorun Anıları olsa da biz esasen yaşları birbirine oldukça yakın üç doktorun 1917'deki maceralarını, korkularını, hayal kırıklıklarını ve mücadelelerini okuyor, onlarla uykusuz kalıp, acı çekip, ameliyatlara girip, ter döküyoruz. Bulgakov'un muhteşem üslubu ve gerçekçiliği sayesinde kitabı okurken edebi anlamda doyuyor ve hayatın teoriden ibaret olmadığını kimi zaman bir şeyleri yaşayarak öğrenmenin insanı daha fazla geliştirdiğine tanık oluyoruz.

SONSÖZ:

 Ben kitabı çok severek okudum ve benim zevkime güveniyorsanız okumanızı da şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca dizisini de henüz izlemediyseniz bence çok şey kaçırıyorsunuz.

                    Dizinin Fragmanını İzlemek İçin Tıklayın


Tüm Hakları Saklıdır.

17 Kasım 2016 Perşembe

Barbie'nin Katli - Eleni Dafnidi | Kitap İncelemesi *100

Barbie'nin Katli
Eleni Dafnidi

Opm & Ruffel
Çeviren: Lale Alatlı
Özgün Adı: İ Eksolothrefsi ths Barbie 
246 Sayfa - Ciltli

★ ★  ☆ 


KAPAK:

 Daha önce denk gelmemiş olduğum Opm & Ruffel tarafından yayımlanan kitabın kapağı toz pembesi olması sebebiyle kız arkadaşlarımın bir hayli dikkatini çekti.


YAZAR HAKKINDA:

 Kıbrıs asıllı yazar Eleni Dafnidi, Yunanistan'da hukuk eğitimi aldıktan sonra yazmaya merak sardı. Ülkemizde yalnızda tek bir kitabı yayımlanmış olmasına rağmen gerekli tanıtımların yapılmasıyla birlikte çok satanlar arasına girebilecek bir yazar olduğu kanaatindeyim. Bunun dışında Dafnidi hakkında çok fazla bilgi bulamamış olsam da bu kısımda asıl değinmek istediğim şey Lale Alatlı'nın muhteşem çevirisi olacak. Kitaba başlamadan önce hiç duymadığım bir kitap (ve yayınevi) olduğu için çeviriden şüpheliydim ancak Lale Alatlı bu şüphemde ne kadar yersiz olduğumu bana ispatladı. Çevirmenin yer yer konuyla alakalı olarak Türkçe deyimler kullanması bir hayli hoşuma gitti.


KONUSU:

 Sevgi neydi? 
 Sevgi yemekti.

 Thenia için yemek yemek bir ihtiyaç değil adeta hobiydi ve fazla kilolarını (1.60 boyunda olmasına rağmen 120 kiloydu) bu hobiye borçluydu. Yemek ayırdığı söylenemezdi, her fırsatta önüne ne gelirse yiyor bundan pişmanlık duyduğu anlarda çikolatayla mutluluk takviyesi yapıyordu. Gereğinden fazla "iri" olmasında elbette tek suçlu o değildi. Annesi çocukluğundan beri çeşitli bahanelerle (yemezsen büyüyemezsin, kafan nasıl çalışacak sonra, bir dirhem et bin ayıp örter vb.) onun hava yastığına dönüşmesine baya katkı sağlamıştı. Fejim yapacak iradeyi kendinde bulmasıyla, 3 kase pudingi mideye indirmesi arasında geçen süre ise oldukça kısıtlıydı.  
 Daha sonra Tanrı "Işık olsun" dedi. Işık, güneş ve ay oldu. Arkasından da arılar, pembe kelebekler ve kuşlar. Thenia o sabah gördüğü çocuğa yıldırım aşkıyla vuruldu. Ve belki de hayatında ilk kez başının dönmesinin sebebi açlık değildi.

KİTAP HAKKINDA:

 Barbie'nin Katli hem ülkemizde hem de dünyada neredeyse hiç bilinmeyen ancak bana göre türündeki diğer örneklerle kıyaslandığında popülariteyi hak eden bir kitap.
 Kitabı okumaya başlarken bu denli beğeneceğimi düşünmemiştim. Thenia'yı ve mizah anlayışını çok sevdim buna bağlı olarak da kitabı çok kısa sürede okudum. Elbette sıkıldığım yerler de oldu (özellikle Otobüs kısımları) hatta sonlarına doğru hikayenin klişeleşmesi beni hayal kırıklığına uğrattı ama ilk sayfalardaki beğenimden ötürü kitaba 3 yıldız vermeyi uygun gördüm ki bu benim için oldukça iyi bir puan..

SONSÖZ:

 Komik ve hoşça vakit geçirebileceğiniz bir kitap arıyorsanız Barbie'nin Katli'ni okuyabilirsiniz.
Tüm Hakları Saklıdır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...